Kadıköy’de binlerin katılımıyla barış mitingi: Barışta ısrarcıyız 2025-08-31 17:27:38 İSTANBUL - Barış mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu süreç bizim için hem Türkiye'nin barışı hem Ortadoğu'nun barışı için tarihi önemde bir fırsattır. Sayın Öcalan'ın özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği bir ortamın, her kesimle görüşme yapabileceği bir ortamın acilen sağlanması lazım” dedi. İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda “Savaşa ve Sömürüye Karşı Demokrasi ve Barış Kazanacak” şiarıyla miting gerçekleştirildi. Mitinge çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum örgütleri, kadın örgütleri, hak savunucusu, emek örgütleri, gençlik örgütleri, sendikalar ve çok sayıda kişi katıldı. Büyük bir coşkunun hakim olduğu mitingde kitle, “savaş değil barış hemen şimdi” sloganları atarak, barışta ısrar dile getirildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posterinin açıldığı mitingde ayrıca Sakine Cansız, Cihan Bilgin ve özgürlük mücadelesi yürütürken katledilen çok sayıda kadının fotoğrafları alanda taşındı. Kadınların ulusal kıyafetleri ile katıldığı mitingde “Jin jiyan azadî” sloganı tüm Kadıköy’de yankılandı. Gençlerin ve kadınların çektiği halayların coşkusu miting boyunca sürdü.    ‘BARIŞ SESİNİ DAHA ÇOK YÜKSELTMELİYİZ’   Daha fazla barıştan yana ses yükseltilmesi gerektiğini dile getiren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Parti (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “İsrail Gazze sokaklarında her yeri bombalıyor. Filistin halkı mazlum bir halktır. Bizler Filistin halkının haklı davasının yanındayız. Suriye’de yönetim değiştikten bugüne kadar orada da sular durulmuyor. Bölge tarihinin en büyük Alevi katliamı gerçekleşti. Bizler de buradan onların sesine ses oluyoruz. Suriye'de bir an önce barış tesis edilmeli. Selam olsun mücadele verenlere. 27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan tarihi bir çağrı gerçekleşmiştir. Barış ve demokratik toplum çağrısı. Türkiye tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bu tarihi fırsatı iktidar, muhalefet, devlet herkesin o kadar iyi değerlendirmesi gerekiyor ki tarihte böylesi fırsatlar az gelir önümüze. Ama bu çağrının güçlü bir şekilde karşılık bulması için mevcut olan süreçte daha hızlı adımlar atılması lazım. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki iyi niyet mesajlarıyla ve hele şu gün de geçsin yarın bakacağız, yarın yapacağız, yaklaşımıyla ipe un seriliyorsa bunu kabul etmek mümkün değildir. Bugün bu komisyonun acil bir biçimde süreci hızlandırmak üzere yasal düzenlemeleri yapması lazım. İnfazda eşitlik yasasından tutalım da kayyım yasası ve demokratik yerel yönetimler yasasına kadar, bunun yanı sıra özellikle infazı yakılanlar ve aslında bir yasa çıkarmaya gerek olmadan, atılması gereken çok önemli adımlar var. Hasta tutsaklarla ilgili adımlar var. Can Atalay'ın, Osman Kavala'nın, Çiğdem Mater'in, onlar hakkında verilmiş AYM ve AİHM kararlarının hayata geçmesi lazım ve Kobani kumpas davası tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır" dedi.    ABDULLAH ÖCALAN’IN MESAJI   Tülay Hatimoğulları, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Komisyonun adım atması gereken en önemli konulardan biri, Kürt halkının ve kendi örgütünün baş müzakereci olarak ilan ettiği Sayın Abdullah Öcalan'la bir an önce görüşme sağlanmalıdır. Sayın Öcalan'ın özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği bir ortamın, her kesimle görüşme yapabileceği bir ortamın acilen sağlanması lazım. Bu konuda elimizden gelen her türlü çabayı ve mücadeleyi hep beraber sürdüreceğiz. Sadece komisyon değil, iktidar, devlet, muhalefet bu dönemde şunu net bir şekilde bilince çıkarmalı, pratiğe yansıtmalıdır. Bu süreç bizim için hem Türkiye'nin barışı hem Ortadoğu'nun barışı için tarihi önemde bir fırsattır. Korkmaya, çekinmeye, basitçe parti çıkarı hesabı gütmeye gerek yoktur. Heyetimiz Sayın Öcalan'la geçtiğimiz perşembe günü bir görüşme gerçekleştirdi. Ve Sayın Öcalan'ın sizlere selam ve sevgilerini buradan iletmek istiyorum. Seçilmiş Belediye Başkanları İstanbul'un ve ilçelerinin iradesi, Mardin'in, Van'ın, Hakkari'nin iradesi acilen serbest bırakılmalıdır ve görevlerine hepsi acilen iade edilmelidir. Kayyımı da kabul etmiyoruz. Muhalefete baskıyı da kabul etmiyoruz ve bize düşen en büyük görev bu ülkede demokrasiyi tesis etmek. Biz biliyoruz ki barış demokrasisiz demokrasi barışsız olmaz. Burada bütün bedel ödeyenlere analara bir kez daha sözümüz olsun barışı el ele vererek hep beraber inşa edeceğiz.   BARIŞ GEMİSİ LİMANA VARACAK   Türkiye'de bizler barışı ve demokratik toplumu tesis ederken kadınlar bunun ana öznesidir. En büyük bedeli Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri ödedi, ödemeye devam ediyor. Acılı annelerin yüreği beyaz tülbentlerindeki barış simgesiyle bir arada olarak en çok barışı onlar talep etti. Onların önünde saygıyla eğiliyorum. Mücadelelerini bir kez daha selamlıyorum. Ve ve başta Suriye olmak üzere bölgede ve bütün coğrafyamızda en güçlü mücadeleyi veren Kürt kadın hareketinin bütün dünya kadın hareketine çok önemli bir armağanı oldu. Değerli işçi kardeşlerim, savaşa, çatışmaya, özel harp politikalarına ayrılan bütçe senin alın terinden, ekmeğinden kısılan bütçedir. Çünkü senin aldığın ücretin vergisiyle gidiyorlar, tank alıyorlar, silah alıyorlar, İHA alıyorlar, SİHA alıyorlar. Değerli işçi kardeşim şunu bilmelisin ki, barış senin ekmeğin için ve senin emeğin için. Barış için senin dayanışmana ihtiyacımız var. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği. Barış sadece silahların susması değildir. Barış adalettir, eşitliktir, kardeşliktir, özgürlüktür. Hiç kimse barışı bize altın bir tepsiyle sunmayacak. Mücadele edeceğiz. Sözümüz olsun ki o barış gemisi limana varacak.”   BARIŞ ANNELLERİ: ONURLU BARIŞ İSTİYORUZ   Ardından Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Bedia Gökyüz, konuşma gerçekleştirdi. Bedia Gökyüz, annelerin savaş istemediğini belirterek, “Yıllardır savaş oldu ama iki taraf da bu savaşı kazanamadı. Bugün barış günüdür. Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Onurlu bir barış istiyoruz. Barış Anneleri olarak kanımızın son damlasına kadar barışı bekleyeceğiz. Buradan şunu belirtmek istiyorum: Dilimiz de yasaktır biz kendi dilimizi de istiyoruz. Barış anneleri olarak bütün bu yasakların ve acıların son bulmasını istiyoruz” diye konuştu.   Konuşmaların ardından Babetna ve Özlem Bağlayan’ın sahne almasıyla miting son buldu.