TJA: Dilan Karaman’ın ölümü münferit değil

Paylaş:
AMED - Dilan Karaman’ın şüpheli ölümünün münferit olmadığını belirten TJA, erkek şiddeti, toplumsal cinsiyetçi roller, sistematik baskı ve kurumsal ihmallerle örülü bir şiddet sarmalı içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
 
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Amed’de şüpheli şekilde yaşamını yitirenDilan Karaman’a ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sürecin mücadele geleneğine uygun bir şekilde takip edildiği belirtilen açıklamada, “Dilan’ın hastaneye kaldırıldığı ilk günden itibaren TJA’lı hukukçular soruşturma sürecinin her aşamasını aktif biçimde takip etmiştir. Bugün de bu davanın tarafı olarak şiddet faili Mazlum Toprak’ın en ağır cezayı alması için hukuki  mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” denildi. 
 
‘MÜNFERİT DEĞİL’
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Aylar süren araştırmalar ve tanıklıkların dinlenmesi sonucunda Dilan’ın yaşamına dair bu denli sınırlı bilgiye ulaşabilmiş olmamız; yaşamına yeterince dokunamamış, maruz bırakıldığı şiddet sarmalından dayanışmayla çıkaramamış olmamız temel özeleştirimizdir. Kadın yoldaşlığının gerektirdiği dayanışmayı daha güçlü kuramamış olmamızın sorumluluğunu taşıyoruz. Ancak tespit edilen sorumlular karşısında etkili mücadele yürütmek, fail Mazlum Toprak’ın cezalandırılması için hukuki süreci sürdürmek ve maruz kaldığı şiddetin tüm boyutlarının açığa çıkarılması için mücadele etmek de bu özeleştirinin gereğidir. Kadınların maruz bırakıldığı şiddet sarmalını yalnızca bireysel değil; toplumsal, politik ve kurumsal boyutlarıyla ele almak gerektiğini biliyoruz.
 
Her ne kadar ilgili rapor geri çekilmiş olsa da süreç boyunca yapılan çalışmalar ve ortaya konan tespitler, Dilan’ın ölümünün münferit bir olay olmadığını; erkek şiddeti, toplumsal cinsiyetçi roller, sistematik baskı ve kurumsal ihmallerle örülü bir şiddet sarmalı içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu gerçekliği görünür kılmak ve kadın kırımı zihniyetiyle mücadeleyi büyütme sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.
 
‘TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ ‘
 
Bu kaybımızı kolektif sorumluluğa dönüştürerek;
 
*Fail Mazlum Toprak hakkında yargı tarafından etkili bir soruşturma yürütülmesinin, tutuklanarak en ağır cezayı almasının,
 
*İntihar akabinde devletin sağlık bakanlığının ve personellerinin sorumluluklarını yerine getirmeyişinin hukuken hesabının sorulmasının, 
 
*Mücadele tarihimiz boyunca taviz vermediğimiz ilkelerimiz gereğince; Dilan’ın maruz kaldığı mobbingin birincil sorumluları olan siyasi parti ve birlikte çalıştığı milletvekili Saliha Aydeniz’in, ilgili parti disiplin kurullarına sevk edilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. 
 
*Dilan’ı ölüme götüren asıl sorumluları görünmez kılmak amacıyla Dilan’ı suçlayan, Dilan’ın hatırasını ve bıraktığı mücadele mirasını hedef alan bütün algılarla da mücadele edeceğimizi özellikle vurguluyoruz.”
 
 
 
İlgili Haberler
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız

Newroz alanına gelen kadınlar, farklı şehirlerden yola çıkarak ortak talepler etrafında buluştu. Alanı dolduran kadınların talepleri ise barış, özgürlük ve direniş oldu.

Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine
Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine

Evin Cezaevi’nde yaşadıklarını “Abbasi Lalesinin Altında” adıyla kaleme alan Nasrin Parvaz’ın hikayesi bugün İran’da direnen sayısız kadın ile benzer özellik taşıyor. O kadınlardan Sara da, genç yıllarda tanıştığı cezaevi deneyimini politik bir güce dönüştürmeyi başardı.

Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı
Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı

Newroz için kiras ve fistanlara yoğun talebin olduğunu belirten terzi Şerbet Aydın, günde onlarca kişinin ya elbise baktığını ya da diktirmek istediğini kaydetti.

Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı
Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı

Jin derginin 159’uncu sayısı, “Savaş ve Direniş: Hafıza, Mücadele ve Gelecek" başlığıyla çıktı.

İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz
İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz

İran’dan baskıcı rejim nedeniyle göç etmek zorunda kalan gazeteci Leila Kari Khamaneh, rejimin kadınlara düşman olduğunu belirterek, “Hükümet, İran halkından ağlamasını istiyor ama biz artık yas yerine dans ediyoruz” dedi.