Yaşı büyütülerek ağırlaştırılmış müebbet verilen Rojavalı Ali'nin nüfus belgesine ulaşıldı

Paylaş:
HABER MERKEZİ - Türkiye'ye teslim edildikten sonra yaşı büyütülerek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Rojavalı Zaim Hişman Ali'nin nüfus belgesine ulaşıldı. 
 
Yeni Yaşam Gazetesi’nin 27 Mayıs 2024 tarihinde “17 yaşında ağırlaştırılmış müebbet” manşetiyle hikayesini duyurduğu Rojavalı Zaim Hişman Ali’nin, Lübnan’ın Suriye Konsolosluğu’ndan alınan onaylı nüfus belgesine ulaşıldı. Türkiye destekli paramiliter yapı olan Suriye Milli Ordusu (SMO) tarafından Til Ebyad’da alıkonulan Ali’nin belgeye göre, Türkiye’ye teslim edildiğinde yaşının 18’in altında olduğu resmileşti.
 
Rojava’da alıkonulan ve ardından serbest bırakılması karşılığında ailesinden fidye istenen Ali, fidye alınamayınca Türkiye’ye teslim edildiği ortaya çıkmıştı. Türkiye’de hakkında “Türk askerleri tarafından çatışma sırasında yakalandığı” şeklinde tutanak tutulan ve o tarihte 18 yaşından küçük olan Ali’nin, doğum tarihi kayıtlara sadece yıl olarak geçirilmiş ve böylece ağırlaştırılmış müebbet hapis yolu açılmıştı.
 
NUFÜS KAYITLARI
 
Gazeteden Bedri Adanır’ın haberine göre, Ali’nin ailesi tarafından Suriye’nin Lübnan Konsolosluğu’ndan alınan onaylı nüfus belgesine avukat Mustafa Vefa aracılığıyla ulaşıldı. Belgeye göre, Ali’nin doğum tarihi 14 Aralık 2001. Yani Türkiye’ye getirildiği 13 Ekim 2019 tarihinde Ali daha 17 yıl 10 aylık idi. Ancak soruşturma ve kovuşturmanın hiçbir aşamasında bu husus gözetilmedi ve bu süreç Ali’nin 7 yılına mal oldu. 
 
8 Mayıs 2026 tarihinde, Antalya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından Ali’ye tebliğ edilen, “Sınır Dışı Etme Kararı” konulu evrakta ise Ali’nin doğum tarihi 01.01.2001 gösterildi. Belgedeki gerçek doğum tarihine göre Ali, 10 ay 13 gün daha büyük kaydedildi. 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4 ve 55. maddeleri ile aynı kanunun 52. maddesine atıf yapılarak alınan karara ilişkin bilgi veren avukat Mustafa Vefa, idarenin “sınır dışı etme” kararının hukuksuz olduğunu, söz konusu sınır dışı edilmenin ancak tahliyesinden sonra mümkün olacağını (TCK 59. Madde gereği), bu kararın da o zaman verilmesi gerektiğini belirtti. 
 
‘SUÇLAMALAR ASILSIZ’
 
Ali ve onunla benzer şekilde Suriye’de alıkonulup SMO tarafından Türkiye teslim edilen resmi 68, gayri resmi 102 kişiye ulaşabildiklerini belirten Vefa, Ali’nin el, parmak ve kıyafetlerinden örnekler alındığını ancak hiçbir barut izine rastlanmadığına dikkati çekti. Türkiye’nin tamamında araştırma yapıldığını ama tek bir olaya karıştığına dair delil bulunamadığını da belirten Vefa, Ali’ye verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasının müebbet hapis cezasına çevrildiğini aktardı. Vefa, ağırlaştırılmış müebbet ile cezalandırılanların davalarının Yargıtay’da bozulduğunu ancak Ali’nin ailesinin Türkiye’de bulunmaması ve avukatının olmaması nedeniyle dosyasının hızlıca onaylanıp kapatıldığını söyledi. 
 
Ali’nin Urfa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2020/83 esas sayılı dosyasına ulaşan Vefa, “Türkiye’nin, egemenlik alanı dışındaki bir ülkenin yurttaşını, kendisine herhangi bir potansiyel tehlike oluşturmamasına rağmen kendi topraklarında yargılaması”nın uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirdi. Yargıtay’ın gerekçeli kararına da değinen Vefa, Yargıtay’ın “Türkiye’nin egemenlik yetkisi ve potansiyel tehdit” durumuna işaret etmesinin, SMO’nun Türkiye’ye bağlı olduğunun hukuki olarak kabulü anlamına geldiğine işaret etti.