Kurdî-Parêz ile asimilasyona karşı Kürtçeyi savunuyorlar

Paylaş:
DÎLOK - Dîlok’ta kurulan Kurdî-Parez'i "Dîlok’ta asimilasyon kıskacındaki dilimiz için bir mevzi oluşturduk" diyerek tanımlayan Eşbaşkanı Abdurrahman Yalın, "Bir Kürt, kendini anadiliyle ifade edemiyorsa bundan mahcubiyet duymalıdır" dedi.
 
Dîlok’ta anadilin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kurulan Kürt Dilini Koruma ve Geliştirme Derneği (Kurdî-Parêz / Komeleya Pêşxistin û Parastina Kurdî ya Dîlokê), asimilasyon politikalarına karşı mücadele etmeyi hedefliyor. Kentte yaşayan yüz binlerce Kürdün anadil hakkından mahrum bırakılmasına karşı kurulan dernek, Kürtçe dil atölyeleri düzenleyerek dil bilincini yaygınlaştırmaya başladı.
 
Derneğin kuruluş amaçları ve anadilin önemi üzerine değerlendirmelerde bulunan Kurdî-Parêz Eşbaşkanı Abdurrahman Yalın, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Kürtlerin ve Türklerin ortak bir yaşam vaadiyle yola çıktığını, ancak gelinen aşamada Kürt dilinin ve kimliğinin yasaklarla karşı karşıya kaldığını belirten Yalın, "Ortak bir vatan ve yaşam sözü verilmişti, ancak daha sonra Kürt dili yok sayıldı. Bugün okullarda İngilizce, Fransızca ve Almanca eğitim verilirken, bu toprakların kadim dili olan Kürtçe'nin yasaklanması kabul edilemez" dedi.
 
Dilin bir halkın varlık gerekçesi olduğunu vurgulayan Yalın, evrendeki her varlığın kendine özgü bir sesi olduğunu ifade etti. Yalın, "Doğadaki her maddenin, demirin, altının, tahtanın bir sesi vardır. Bir halkın sesi de onun dilidir. Eğer bir dili ve o dilin sesini yok ederseniz, o halkı da tarihten silersiniz. Dil yoksa kimlik de yok olur. Bu nedenle bizler, Dîlok’ta asimilasyon kıskacındaki dilimiz için bir mevzi oluşturduk" ifadelerini kullandı.
 
KÜRTÇE ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA BİLİNÇLENME
 
Mevcut yasal engeller ve eğitim sistemindeki tekçi yapı nedeniyle profesyonel bir eğitim sürecinin önündeki engellere dikkat çeken Yalın, Kurdî-Parêz bünyesinde Kürtçe atölye çalışmaları yürüttüklerini belirtti. Yalın, "Şartlar ve imkanlar yüz binlerce kişiye aynı anda eğitim vermeye yetmeyebilir, ancak biz bir bilinç oluşturuyoruz. Elimizde bu çalışmaları yürütecek yetkin öğretmenlerimiz var. Talepler doğrultusunda bu atölyeleri mahalle mahalle, ev ev yaymaya hazırız" diyerek halka derneğe sahip çıkma çağrısında bulundu.
 
Anadil konusundaki toplumsal sahiplenmenin zayıflığına da eleştiri getiren Yalın, özellikle Kürt siyasetçilerin ve aydınların dil konusundaki tutumlarını eleştirdi. 
 
'KÜRTÇE RESMİ EĞİTİM DİLİ OLMALIDIR'
 
Devletin vergi toplarken veya vatandaşlık görevlerini hatırlatırken gösterdiği hassasiyeti anadil hakkı konusunda da göstermesi gerektiğini belirten Yalın, son olarak şunları söyledi: "Türkçe eğitim verildiği gibi Kürtçe de resmi eğitim dili olarak tanınmalıdır. Bu devletin asli görevidir. Biz Kurdî-Parez olarak Dîlok’ta bir adım attık; bu adımı büyütmek ve asimilasyonu durdurmak tüm halkımızın sorumluluğundadır. Gelin, derneğinize ve dilinize sahip çıkın."